SORUNLAR Yıllar öncesinin dili ile ve yıllar öncesinin öne çıkan sorunlarına göre oluşturulmuş medeni kanunun yeniden ve bu günün öne çıkan sorunlarına göre oluşturulması şarttır. Nüfus Memurlukları tarafından çözümlenebilecek birçok konu ile miras ve gayrımenkul konularında gereksiz birçok konu mahkemeleri meşgul etmektedir. ÇÖZÜMLER Medeni kanun aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenir ise,anlaşılır ve uygulanmasında daha güzel sonuçlar oluşan bir kanun sahibi oluruz. KANUNDA DÜZENLENMEYEN KONUNUN ÇÖZÜMÜ 1-Hakim,kanunda açıkça düzenlenmemiş bir sorun ile karşılaşır ise,fiili uygulamalar ve hukuk mantığı çerçevesinde olayı kendisi yorumlayıp çözer İYİNİYET 2-Yargılama sürecinde,kötü niyeti ispatlanmamış olanlar iyi niyetli sayılır ve korunur. İDDİANIN İSBATI 3-İddiaları ispatlamak,öncelikle iddia sahiplerine düşer. RESMİ EVRAKIN DELİLLİĞİ 4-Resmi evraklar,aksi ispatlanana kadar kesin delil sayılır. HUHUKİ İŞLEM YAPABİLMEK 5-Onyedi yaşını doldurmayanlar ve akli dengesi yerinde olmayanlar,veli veya vasileri olmaksızın hukuki işlem yapamaz.Bunların zararlarından da veli ve vasiler sorumludur. AKRABALIK 6-Kan bağı akrabalığına "kan akrabalığı", evlilikle oluşan akrabalığa da "evlilik akrabalığı" denir. Akrabalık derecesi aradaki doğum sayısı ile ölçülür. İKAMET 7-Herkes bir ikamet adresi belirlemek zorundadır.Bağımsız bir ikamet belirlememiş olan eş kocanın,çocuk ise babanın ikametini kabullenmiş sayılır. ORGAN NAKLİ 8-Resmi sağlık kurumlarında ölenlerin ülke insanı için gereken organları alınıp, sırada bekleyen hastalara ücretsiz olarak tahsis edilebilir.Bu husus, vücut bütünlüğünün ihlali kapsamına girmez. HAKKIN KORUNMASI 9-Şahsi haklarına saldırı olan,saldırının durdurulmasını, maddi manevi zararlarının tazminini isteyebilir. İSMİN DEĞİŞMESİ 10-Haklı sebeplerle,herkes isim ve soy ismini değiştirebilir.Erkeğin değişen soy ismi,eşi ve yetişkin olmayan çocuklarını da kapsar. DOĞUM KAYDI 11-Doğumu takip eden üç gün içinde nüfusa kayıt ve nüfus cüzdanı alınması zorunludur.Resmi kurumda doğanlar,nüfus cüzdanları alınıp örneği ibraz edilmeden taburcu edilmez. Doğan çocuk babası tarafından kabul edilmemekte ise,çocuk anne adına tescil edilip nüfus cüzdanı çıkarılır.Bu durum nüfus memurluğunca derhal Savcılık makamına bildirilir.Savcılık ilgili tüm araştırma ve testleri yaptırıp,kamu adına dava açarak çocuğun babasının nüfusa işletilmesini sağlar. ÖLÜM KAYDI 12-Ölenler defin ruhsatları ile,kaybolanlar da aradan iki yıl geçmesi ve hakim kararı ile nüfustan düşürülür. TÜZEL KİŞİLİK 13-Dernekler de şahıslar gibi hukuki işlem yapabilirler.Dernekler yetkili organları vasıtası ile işlem yaparlar. Şirket ticari amaçlı,dernek ise sosyal amaçlı tüzel kişiliktir. Dernek en az iki kişi tarafından kurulur,her yıl en az bir defa genel kurul yapar. Dernekler
tüzükleri dışında faaliyette bulunamaz. Amaç dışı faaliyet olur ise,tüzük
değişikliği yapılması için uyarı yapılır. Uyarıyı takip eden yirmi gün
içinde,tüzük düzeltilmeden kapsam dışı faaliyet sürer ise,şirket veya
dernek mahkeme kararı ile kapatılır. Bir derneğe vakfedilen taşınmazın veya değerin geliri, dernek tarafından kullanılır.Dernek kapanır veya kapatılır ise bu mal Sosyal Güvenlik Bakanlığına intikal eder. Derneklerin aktif olması ve kamuya yararlı amaçların gerçekleşebilmesi için gereken önlemleri almak devletin görevidir.Kamu yararına olan dernekler bünyesinde,ihtiyaç fazlası olan askerler görevlendirilebilir. NİŞAN 14-Evlenmesinde sakınca olmayan onyedi yaşını doldurmuş kız ve erkek, birbirlerine ve yakınlarına karşı "gelecekte evleneceklerine dair" söz verip tören yapabilirler.Bu törene nişanlılık denir. Nişanlılık evliliğe zorlama hakkı vermez,nişanı bozan taraf da hediyeleri iadeye,tazminat ödemeye zorlanamaz. EVLİLİK 15-Onyedi yaşını bitirmemiş olanlar evlenemez. Fevkalade bir durum var ve anne baba da razı ise,onbeş yaşını bitirmiş olanların evlenmesine hakim karar verebilir. Akli dengesi bozuk olanlar,veli veya vasilerinin izni,hakim kararı ve kısırlaştırılmaları sonrasında evlenebilirler. Birinci,ikinci üçüncü derece kan akrabaları ve birinci derece evlilik akrabaları ile evlenmek kanunen yasaktır. Boşanmış olan kadın,boşanmadan itibaren on ay geçmemiş ise,hamile olmadığını gösterir resmi bir rapor ibraz etmeden evlenemez. Evli olan veya gözüken yeniden evlenemez. Evlilik ancak nüfus müdürlüklerinde ve tarafların belirleyeceği ikişer şahit huzurunda yapılır.Nüfus müdürlüğü durumu derhal sicile işler ve evlilik cüzdanı düzenleyip taraflara verir. Hukuken geçerli olmayan bir evlilik yapılmış veya yapılan bir evlilik kayda geçmemiş ise, ilgililer her zaman dava açarak durumun düzeltilmesini isteyebilir. Kandırılarak veya zorla evlendirilenler,her zaman evliliğin sona erdirilmesi için dava açabilir. BOŞANMA 16-Evlilik tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe hiçbir sebeple boşanma davası açılamaz. Eşlerden biri,eşinin başkası ile cinsel ilişkisi olduğunu,kendisine kötü muamele yaptığını,evlilik birliğinin gerektirdiği vazifeleri yapmamakta olduğunu,altı aydır eve gelmediğini,akli dengesi bozuk olduğunu,tahammül edilmez bir hastalığı olduğunu veya alkolik-kumarbaz-sefil veya müsrif olduğunu hakim önünde ispatlayarak boşanabilir. Boşanma davası davacının ikamet yerinde görülür. Hakim davanın açılması ile birlikte,eş ve çocukların maddi manevi acil sorunları ile ilgili tedbirleri alır. Boşanmaya sebep olmamış olan,maddi çöküntü içinde veya manevi olarak üzüntü içinde ise,talep ile hakim uygun tazminatları boşanma ile karara bağlar. Boşanan kadın eski soyadını alır. Fahiş bir sebeple boşanmaya sebep olana iki yıl evlenme yasağı konabilir. Çocuklar onyedi yaşını dolduruncaya ve tahsillerini tamamlayıncaya kadar,anne babaların nafaka borcu vardır.Fakir duruma düşen eş de yeniden evleninceye veya durumu düzelinceye kadar nafaka isteyebilir. Evlilik sona ererken eşyaların paylaşımında sorun olur ise,hakim yerinde müdahale ile eşyaları paylaştırabilir,bedellerini karar altına alabilir. Çocukların velayetleri kendisine verilmeyen taraf,mahkeme kararında belirtilen şekilde çocuklarla şahsi münasebet kurar. EŞLER ARASINDAKİ MALİ DURUM 17-Eşler bir anlaşma yapmamış iseler,evlilik öncesi ve evlilik içinde herkesin malı kendisinin olur. Eşler,evlilik içerisinde elde edilen malların ne oranda dağılacağı konusunda anlaşabilir. Boşanma davası söz konusu değil ise,eşler birbirine icra takibi yapamaz. Boşanma söz konusu ise ve taraflar arasında bir anlaşma olmamış ise, boşanmaya sebebiyet vermemiş olan eş,kendisinden daha iyi ekonomik durumu olan eşin,evlilik birliği içinde oluşturduğu malvarlığının dörtte birinin kendi adına devredilmesini mahkemeden talep edebilir. Ev içi eşyalar müşterek sayılır ve her iki eşin borcu için haczedilebilir. BABALIK 18-Aksi kararlaştırılmadıkça koca,evlilik içerisinde ve boşanmadan itibaren üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası sayılır. Anne,baba veya onyedi yaşını dolduran çocuk her zaman baba-ananın tespiti davası açabilir. Evlilik dışı çocukları,babası beyan ile kendi hanesine işletebilir.Bu durumda çocuk babasının soyadını taşır,hem anne,hem de babasından miras alır. Birçok erkek ile ilişkisi olup da babası tespit edilemeyen çocuk doğuran kadından, çocuğu alınıp bir aile veya kuruma verilir. EVLAT EDİNME 19-Evladı olmayan,kendisinden otuz yaş küçük olanı evlatlık alabilir. Evlatlık alınan küçük ise veli-vasisinin,reşit ise kendisinin rızası gerekir. Nüfus müdürü,tarafların beyanları çerçevesinde evlatlık sözleşmesini hazırlar ve sicile işler. Bir kişi karı koca hariç birden fazla kişiye evlatlık olamaz. Evlatlık kendi kimliğini ve soyadını kullanır.Hem anne babasına,hem de kendisini evlat edinene mirasçı olur. Taraflar karşılıklı anlaşarak evlatlık işlemini iptal ettirebilir. Tek taraflı olarak evlatlığın iptalini isteyen,haklı sebeplerini belirterek mahkemeye başvurur. VELAYET 20-Onyedi yaşını doldurmamış çocuklar,anne-babalarının idaresindedir. Anne-babanın idaresi,isim vermek,geçindirmek,terbiye etmek,meslek edindirmek gibi geniş bir alanı kapsar. Velayet görevini yerine getirmeyen veya getiremeyen ailelere devlet gereken maddi-manevi yardımı yapar.Destek verilmesine rağmen, aile velayet görevini yerine getiremiyor ise,çocuk başka bir aile veya kuruma teslim edilir. Boşanma ile,velayet anne veya babadan birine verilir. Velayet hakkı,çocukların mallarının idaresini de kapsar. NAFAKA 21-Her insan,eşi,çocukları,anne-baba ve kardeşlerinin zaruri ihtiyaçlarını teminde üzerine düşeni yapmak zorundadır. Nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden yerine getirmeyene,ilgilinin talebi ile cebren nafaka ödeme yükümlülüğü getirilir. Ücretli çalışanlar için, maaşın belli bir oranını nafaka olarak ödeme hükmü verilir ve maaşı ödeyen makam bu oranda nafakayı kesip nafaka alacaklısına öder. VESAYET 22-Kendini yönetmekte acze düşen kişi veya kurumlar vesayet altına alınır. Vasi olarak atananın,vesayet altına alınan ile çıkar çatışması olmamalıdır. Anne-babası ölmüş veya velayet görevini yapamayan küçüklere,akli dengesi bozuk olanlara,ayyaşlara,müsriflere ve acizlere vasi tayin edilir. Vasi tayin edilen,en iyi şekilde idare etmek zorundadır,kusur ve ihmalinden sorumludur. Mahkeme kişinin çevresindeki en uygun adayı tespit ederek vasi atar. Önemli bir mazeret olmaksızın görev reddedilemez.Vasi önemli işlerde mahkemeden izin alır ve yıllık rapor verir.Gerekirse vasiye ücret verilir. Mahkeme vasinin kötü idaresini anladığı anda vasiyi değiştirir. Vasilik gerektiren durumun ortadan kalkması veya vasinin ölümü ile vasilik sona erer. MİRAS 23-Çocuklu olarak ölen kişinin mirasını,çocuklar ve sağ kalan eş,eşit hisselerle bölüşür.Miras bırakan öldüğünde eş hamile ise,çocuğun doğumuna kadar miras bölüşümü beklenir. Ölenin eşi sağ ise,ev eşyaları eşe kalır.Sağ kalan eş,oturulan ev ölen eşine ait ise, ölünceye kadar bu evi kullanabilir.Bu durumda ev hariç tutularak mallar bölüşülür. Çocuksuz olarak ölenin mirasını,sağ kalan eş, anne ve baba eşit oranda baylaşırlar.Eş,anne veya baba tek olarak sağ kalmış ise,tüm mal onun olur. Bekar olarak ölenin mirası,anne ve babasına düşer.Evlatlık ölür ise, evlat edinen miras hakkı alamaz. Evlatlık hem anne-babasından,hem de evlat edinenden miras hakkı alır. Kendisi öldüğünde geride eş,çocuk,anne-baba bırakmayanın mirası devlete kalır. MİRAS HAKKININ ORTADAN KALKMASI 24-Kişi,hayırsız veya kötü davranışlar ortaya koymuş olan mirasçılarının, miras alamaması konusunda vasiyet yapabilir. Mirastan mahrum bırakılan,miras bırakının ölümünü takip eden otuz gün içinde açacağı dava ile hiçbir hayırsız ve kötü davranışı olmadığını ispatlayarak,yapılan mahrumiyetin kaldırılmasını isteyebilir. Miras bırakanı öldüren kişi mirasçı olamaz. KİŞİNİN SAĞLIĞINDA MALLARINI KARŞILIKSIZ VERMESİ 25-Kişinin sağlığında yaptığı satış ve bağışlar geçerlidir.Herkes malını dilediği gibi tasarruf edebilir. Mirasçılar miras bırakanın ölümü sonrasında,miras bırakanın yanıltıldığını ispatlayarak yapılan işlemleri iptal ettirebilirler. VASİYET 26-Kişi sağlığında yapacağı vasiyet ile,malını dilediklerine verebileceği gibi,mirasının ne şekilde paylaşılacağını da belirleyebilir. Vasiyet notere teslim edilir ve kapalı olarak saklanır.Noter vasiyetin var olduğunu vasiyet edenin nüfus kütüğüne bildirir.Vasiyet yapan ölünce,nüfus müdürlüğü durumu sulh mahkemesine bildirir ve mahkeme tüm mirasçıları hazır edip vasiyeti açar ve infaz ettirip mirası paylaştırır. Vasiyetle mal bırakılan kişi vasiyet yapandan önce ölmüş ise,vasiyet yok sayılır. Vasiyet yapan,kişiler lehine kullanma hakkı da tanıyabilir.Bu durumda lehine vasiyet yapılan sağ kaldıkça o malı kullanır,daha sonra bu mal vasiyet edenin mirasçılarına kalır. Miras hakkını ortadan kaldıran işlemler de vasiyet gibi yapılır. MİRAS HAKKININ DEVRİ VE MİRASCININ SORUMLULUĞU 27-Mirasçı,daha doğmadan miras hakkını devreden bir sözleşme yapabilir. Bu durumda doğacak miras hakkı sözleşme ile devralana geçer. Mirası kabul eden mirasçılar,mirasçının tüm borçlarından tüm malları ile sorumlu tutulur. Mirasçılardan biri mirası reddeder ise,o kişi yok sayılarak yeniden veraset belgesi düzenlenip mal paylaşılır.Tüm mirasçılar mirası reddeder ise,alacaklılar sadece terekeye başvurabilir,artan mal da devletin olur. MÜLKİYET HAKKI 28-Bir şeye sahip olan,onu dilediği gibi kullanır. Bir şeye sahip olan,onun parçalarına da sahip sayılır. Arazi üzerinde kendiliğinden çıkan sular ve yer altı madenleri,o yer şahsa ait olsa da devletin sayılır, ORTAK MAL 29- Bir mal ortak ise,o mal üzerindeki önemli kararlar,hisse çoğunluğunun reyi doğrultusunda gerçekleştirilir. Kullanımı ortaklar arasında sorun oluşturan mallar,ortakların birinin talebi ile derhal satışa çıkarılır.Talep,Sulh mahkemeleri satış memurluğuna yapılır. Memurluk talep üzerine malın değerini ve hissedarların hisse oranlarını belirler. Belirlenen değere kendi yönünden itirazı olanın taleplerini satış memuru sulh hakiminin görüşüne sunar ve bu doğrultuda herkese açık ihale ile satışı gerçekleştirir. Hissedarların tamamı,ihale ile satışın hissedarlar arasında yapılmasını talep eder ise, ihaleye sadece hissedarlar katılır. ORTAK TAPU 30-Miras yolu ile intikal eden tapulu mallar ve tarafların kendi talepleri ile oluşturduğu ortaklıklarda,her bir hissedarın ne miktar hissesi olduğu derhal tescil edilir. Hissedar,hissesini dilediği şahsa dilediği bedelle satabilir. Tapulu mallar,maliklerin hisse oranları belirsiz, iştirak halinde mülkiyet olarak bırakılamaz Bir taşınmaz mal kullanımının ekonomik olması,komşu taşınmaz ile birleşmesine bağlı ise,sulh mahkemesi iki taşınmazın birleştirilip tek tapu haline dönüştürülmesine karar verilebilir. TAPUSUZ TAŞINMAZLAR VE ZAMANAŞIMI 31-Tapusu olmayan taşınmazlar devletin sayılır. Şahıs adına tescil olmadıkça,taşınmaz malın bir şahsa ait olması söz konusu olmaz. Taşınmaz mallara,zamanaşımı ile sahip olunamaz. BAŞKASININ ARAZİSİNE DEĞER KAZANDIRMAK 32-Başkasına ait arazi üzerine iyi niyetle değer kazandıran birisi,arazi sahibinin bu değeri ödememesi halinde bunları söküp götürebilir. Arazi sahibinin kira hakkı bakidir. İyi niyetle oluşan sınır ihlallerinde,tecavüz edilen kısma araziden daha değerli bir yatırım yapılmış ise,arazi değeri ödenerek tecavüz edilmiş yer satın alınabilir. KOMŞU TAŞINMAZ HAKLARI 33-Komşu taşınmazın,sınırı tecavüz eden ağaç dalları,kendi arazisine tecavüz olunan tarafından kesilip atılabilir.Taşan dalların meyvesini,arazisine tecavüz olunan kişi toplama hakkına sahiptir. Kendiliğinden akan suları,alt taraftaki arazi sahibi kabullenmek zorundadır. Üstteki arazi sahibi de akan suyu lüzumundan fazla tutamaz. Komşunun mecburi geçiş ve tesisat geçirmesine muvafakat edilir. En uygun yerden yol isteyene,bedelini ödemek şartı ile yolun tapusu devredilir. Yer altı suları,çevreyi mağdur edecek şekilde kullanılamaz. |